İş Kazası Tazminat Davası ve Şartları

iş kazası nedeniyle tazminat davası

İş Kazası Nedir?

İş kazası, çalışanın işverene ait işyerinde çalışırken, işin yürütümü için uğraşırken, işe giderken veya işyeri dışında işyeri ile ilgili faaliyetleri yürütürken meydana gelen kazadır. İş kazası sonucu işçiler, uğradıkları maddi ve manevi zarar için işverene tazminat davası açılabilir.

Kazanan iş kazası olarak sayılabilmesi için bazı şartlar vardır. Sigortalı bir işçinin 5510 sayılı Kanunun 13. maddesinde gösterilen şartlara göre kazaya uğramış olması gerekir. Kazanın iş kazası sayılabilmesi için illiyet bağının kurulmuş olması gerekir. Kaza geçiren işçi sigortalı olmalıdır. Ayrıca işçinin kaza sonucu bedensel veya ruhsal zarara uğramış olması gerekir.

İş Kazası Tazminat Davası

İş kazası tazminat davası; Bir işverene ait işyerinde çalışan işçinin iş ilişkisi nedeniyle yaralanması veya ölümü halinde sorumlu işveren tarafından işçiye veya yakınlarına tazminat ödenmesi için açılan maddi ve manevi tazminat davası türüdür. İş kazası tazminat davaları hem asıl işverene hem de tüm alt işverenlere (taşeronlara) karşı açılabilir.

İşveren, çalışanlarını gözetme yükümlülüğü altında olup, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. İşyerinde gerekli önlemlerin alınmaması sonucu meydana gelen iş kazasında işçinin ölmesi veya yaralanması halinde tazminat davası açılabilir.

Türk Borçlar Kanunu’nun 417. maddesinde;

MADDE 417- İşveren, hizmet ilişkisinde işçinin kişiliğini korumak ve saygı

göstermek ve işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzeni sağlamakla, özellikle işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları ve bu tür tacizlere uğramış olanların daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür.

İşveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak; işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdür.

İşverenin yukarıdaki hükümler dâhil, kanuna ve sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle işçinin ölümü, vücut bütünlüğünün zedelenmesi veya kişilik haklarının ihlaline bağlı zararların tazmini, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabidir.

İşverenin mevzuatta öngörülen yükümlülüklerini ihlal etmesi nedeniyle meydana gelen bir iş kazası durumunda, işçinin ve yakınlarının uğradığı zararların tazmini işverenden talep edilebilir. Elbette işçinin ölümü veya yaralanması halinde bu durum da haksız fiil teşkil ettiğinden iş kazası davasında haksız fiil hükümlerine de dayanılabilecektir.

İşverenin iş kazası nedeniyle hukuki sorumluluğunun doğabilmesi için işyerinde gerekli iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin alınmaması şeklinde kusurlu bir davranışının bulunması gerekir. İşverene karşı sadece SGK kapsamına girmeyen kısım için iş kazası davası açılabilir. İş kazası nedeniyle açılacak tazminat davası, işverenin işçiye veya yakınlarına tazminat ödemesi için iş mahkemelerinde açılan bir maddi ve manevi tazminat davası türüdür. Bu dava türü işverene karşı açılabileceği gibi alt işverene karşı da açılabilir.

İş Kazası Sayılan Haller

İş kazası nedeniyle tazminat davası açılabilecek haller 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. maddesine göre aşağıdaki gibidir.

İş kazasının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması

MADDE 13- İş kazası;

  1. a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
  2. b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle veya görevi nedeniyle, sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş veya çalışma konusu nedeniyle işyeri dışında,
  3. c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
  4. d) Emziren kadın sigortalının, çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
  5. e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında,

meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır.

İş kazasının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının;

  1. a) (a) bendi ile 5 inci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma da en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde,
  2. b) (b) bendi kapsamında bulunan sigortalı bakımından kendisi tarafından, bir ayı geçmemek şartıyla rahatsızlığının bildirim yapmaya engel olmadığı günden sonra üç işgünü içinde,
  3. c) (c) bendi kapsamında bulunan sigortalılar bakımından, bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine veya kendi mevzuatlarına göre yetkili mercilere derhal ve Kuruma da en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde,

iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesinin doğrudan ya da taahhütlü posta ile Kuruma bildirilmesi zorunludur. Bu fıkranın (a) ve (c) bentlerinde belirtilen süre, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde, iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren başlar.

Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık iş müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabilir. Bu soruşturma sonunda yazılı olarak bildirilen hususların gerçeğe uymadığı ve olayın iş kazası olmadığı anlaşılırsa, Kurumca bu olay için yersiz olarak yapılmış bulunan ödemeler, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlardan, 96 ncı madde hükmüne göre tahsil edilir.

İş kazası ve meslek hastalığı bildirgesinin şekli ve içeriği, verilme usûlü ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

İş Kazası Davasında Tazminatın Belirlenmesi

İş kazası sonucunda tazminat davası durumunda, Kaza kaçınılmaz olarak meydana gelse bile sosyal devlet ilkesi gereğince işveren sorumlu tutulur. Kaza geçiren işçinin maddi ve manevi tazminat hakkı vardır. Maddi tazminat, kazanın neden olduğu sakatlık nedeniyle yapılan tedavi masrafları için, işçinin çalışamamasından kaynaklı kazanç kaybı vb. nedenler için talep edilebilir. Manevi tazminat ise kişinin bu süreçte yaşadığı üzüntü ve kederin giderilmesi amacıyla ödenecektir. İş kazası tazminat talebinde bulunma süresi 10 yıldır. İşçinin veya işveren dışında başka bir kişinin %100 kusurlu olması halinde tazminat talep edilemez.

İş kazası davasında maddi tazminat hesaplaması, bilirkişiler tarafından yapılmaktadır. Kazaya uğrayan işçinin yaşı, aldığı ücret, olası yaşam süresi, sakatlık oranı, tarafların iş kazasına ilişkin kusur durumu gibi çok sayıda kriter dikkate alınmaktadır.

İş Kazası Davasında Manevi Tazminat Nedir?

Manevi tazminat kişinin bu süreçte yaşadığı üzüntü ve kederin giderilmesi amacıyla açılan davadır. İşçinin İş kazası nedeniyle manevi tazminat davası açma hakkı bulunmaktadır. İşçinin vefatı yada ağır halde yara alması durumunda işçinin ailesinde manevi tazminat davası açabilmektedir. Manevi tazminat davası sonucunda hükmedilecek miktar, durumun özellikleri, zararın büyüklüğü, kusur oranları ve tarafların ekonomik durumları değerlendirilerek somutlaştırılır.

İş Kazası Davasında Maddi Tazminat Nedir?

Kaza sonucu oluşan sakatlık nedeniyle yapılan tedavi masrafları, bu nedenle oluşan kazanç kaybının giderilmesi için maddi tazminat talep edilebilir. İşçinin yaşadığı ekonomik olumsuzlukların giderilmesi için de maddi tazminat talep edilir. İş kazası nedeniyle maddi tazminat davası açma hakkı bulunmaktadır.

Maddi tazminat miktarı, çalışanın hanesinde meydana gelen maddi kayıplar, geçici veya sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi zararlar ve tedavi masrafları değerlendirilerek belirlenir. Tazminat, kişinin hanesindeki maddi kayıpların miktarı ve tedavi masrafları esas alınarak belirlenir.

İş Kazası Sebebiyle Ölüm Halinde Tazminat; İşçinin iş kazası sonucu ölümü nedeniyle yapılan cenaze masrafları maddi tazminat olarak talep edilebilir. Ayrıca, ölenin annesi, babası, çocukları ve eşi de ölenin desteğinden yoksun kalmaları nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilirler.

İş Kazası Nedeniyle Yakınların Tazminat Hakkı; İşçinin vefatı veya ağır halde yaralanması durumunda işçinin ailesinde manevi tazminat davası açabilmektedir. 6099 sayılı Türk Borçlar Kanunu 56/2. Maddesinde belirli bir sınırlama getirilmemiştir.

  1. Manevi tazminat

MADDE 56- Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.

Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.

İş kazası dava sürecinde avukat desteği almak isteyen vatandaşların uzman bir iş kazası avukatı ile dava sürecini yönetmeleri önemlidir. Büromuz işçi ve işveren uyuşmazlıklarının çözümü için profesyonel danışmanlık hizmeti vermektedir. İş kazası avukatlarına ihtiyaç duyan vatandaşlarımız için hukuki danışmanlık hizmeti vermekten mutluluk duyuyoruz. Detaylı bilgi veya tüm dava dosyalarınız için Tuzla Hukuk bürosu telefon numaramızı arayarak alanında Uzman tuzla avukat ekibimiz ile görüşebilirsiniz.

İş Kazası Avukatı ihtiyacınız için Çelik Hukuk Bürosu ekibimiz ile iletişime geçin.

İş Kazası Tazminat Davası Nedir?

İş kazası tazminat davası, çalışanın işyerinde veya iş görevi sırasında yaşadığı kaza neticesinde maddi ve manevi zararlara uğraması durumunda başvurduğu hukuki süreçtir. Bu tür bir dava, işverenin veya sigortacının ödemekle yükümlü olduğu tazminat miktarının belirlenmesi ve mağdur olan çalışana hak ettiği tazminatın sağlanması amacını taşır.

İş kazası tazminat davası sürecinde, mahkemece mağdurun uğradığı maddi ve manevi zararlar değerlendirilir. Maddi zararlar arasında; tedavi giderleri, gelir kaybı, maluliyet durumuna göre alacağı engelli aylığı gibi kalemler bulunmaktadır. Manevi zararlar ise; acı çekme, yaşam kalitesinin düşmesi, psikolojik travma gibi unsurları içermektedir.

Davayı açmak isteyen kişi, öncelikle iş kazasının meydana geldiği tarihten itibaren 1 yıl içerisinde dava açmalıdır. Aksi takdirde zamanaşımı süresi dolmuş sayılır ve dava açma hakkı kaybedilir. İş kazası nedeniyle tazminat talep edebilmek için bazı şartların yerine getirilmiş olması gerekmektedir:

1. Kaza sonucu iş göremez hale gelme: İşçinin, iş kazası nedeniyle geçici veya sürekli olarak çalışamaz duruma gelmiş olması gerekmektedir.

2. İşverenin kusuru: İşverenin, iş kazasının meydana gelmesine sebep olan ihmalkârlık veya kusurlu davranışlarının bulunması zorunludur.

3. İş kazasının gerçekleştiği yer ve zaman: Kaza, işyerinde veya iş görevi sırasında meydana gelmiş olmalıdır.

4. İş kazası raporu: İş kazasına ilişkin raporun düzenlenmiş ve ilgili kurumlara sunulmuş olması gerekmektedir.

İş kazası tazminat davalarında avukat desteği almak önemlidir. Deneyimli bir avukat, dava sürecini daha hızlı ve etkili bir şekilde yönetebilir ve mağdur olan çalışanın haklarını en iyi şekilde savunarak doğru tazminat miktarının elde edilmesini sağlayabilir.

İş Kazası Sayılan Haller Nelerdir?

İş kazası tazminat davası sürecinde, mağdur olan işçinin uğradığı zararları gidermek amacıyla başvurabileceği iki tür tazminat bulunmaktadır: maddi ve manevi tazminat. Maddi tazminat, işçinin kazadan doğrudan kaynaklanan somut zararlarını karşılamaya yönelik bir ödemedir. Manevi tazminat ise, işçinin yaşadığı acı ve ızdırap gibi duygusal kayıpları telafi etmeye yönelik olarak verilen bir ödemeyi temsil eder.

Maddi tazminat kapsamında istenebilecek zararlar arasında; tedavi masrafları, ilaç giderleri, hastane harcamaları ve ekonomik değeri düşen mal varlıkları gibi kalemler bulunmaktadır. Ayrıca iş göremezlik durumunda, çalışamama süresince geçim kaybından dolayı ortaya çıkan zararlar da maddi tazminata dahil edilmektedir.

Manevi tazminatın belirlenmesinde ise daha çok işçinin yaşadığı acının derecesi ve bu acının yaşam kalitesine olan etkisi dikkate alınır. Dolayısıyla manevi tazminat miktarı, kişiden kişiye değişebilir ve her olayda farklılık gösterebilir. Bu noktada önemli olan, mahkemenin objektif bir değerlendirme yaparak, işçinin yaşadığı mağduriyetin karşılığı olan bir tazminat miktarına hükmetmesidir.

İş kazası tazminat davasında, maddi ve manevi tazminat talepleri genellikle aynı dilekçe ile birlikte ileri sürülür. Ancak unutulmamalıdır ki tazminat taleplerinde başarıya ulaşabilmek için, işçinin uğradığı zararların somut delillerle kanıtlanması büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle dava sürecinde uzman bir avukattan destek almak, işçinin haklarını daha etkin bir şekilde savunabilmesine katkı sağlayacaktır.

İş Kazası Tazminat Davası Açma Süresi (Zamanaşımı)

İş kazası tazminat davası, çalışanların işverenleri aleyhine açabileceği bir hukuki süreçtir. Bu davalarda, iş kazalarının sonucunda meydana gelen zarar ve kayıpların telafi edilmesi amaçlanmaktadır. İş kazası sayılan hallerin belirlenmesi ise bu süreçte büyük önem taşımaktadır.

İş kazası tazminat davasının açılabilmesi için öncelikle yaşanan olayın iş kazası olarak kabul edilmesi gerekmektedir. İş kazası; işyerinde veya işyerinin dışında, sigortalının işveren tarafından sağlanan araçlarla yapılan işler esnasında meydana gelen kaza olarak tanımlanmaktadır. Ayrıca, mesleğin icrasından dolayı maruz kalınan hastalığın da iş kazası sayıldığı durumlar bulunmaktadır.

İş kazası tazminat davalarında, çalışanlardan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talepleri söz konusu olabilir. Maddi tazminat; kaybedilen ücret, tedavi masrafları ve diğer somut zararları kapsarken, manevi tazminat ise çalışanın duyduğu acı ve ızdırap gibi duygusal zararlara yöneliktir.

Örneğin, bir inşaat şantiyesinde çalışırken düşme sonucu sakatlık yaşayan bir işçi, işverene karşı maddi ve manevi tazminat taleplerinde bulunarak dava açabilir. Bu durumda, işçinin sağlık masrafları ve gelir kaybı gibi maddi zararları yanında, yaşadığı acı ve çektiği sıkıntının telafisi için de manevi tazminat isteyebilir.

İş kazası tazminat davalarında, yaşanan olayın iş kazası sayılabilen haller arasında olması önemlidir. İş kazası sonucu meydana gelen maddi ve manevi zararların tespiti ve bu doğrultuda hak sahibi çalışanın tazminata kavuşabilmesi için profesyonel hukuki destek almak büyük önem taşımaktadır.

Maddi ve Manevi Tazminat Davasında İstenebilecek Zararlar

İş kazası tazminat davası açmak için öncelikle bilmemiz gereken önemli konulardan biri, davanın zamanaşımı süresidir. Zamanaşımı, hukuki bir hak veya alacak talebinde bulunma süresini ifade eder ve bu süre zarfında harekete geçilmemesi durumunda, dava hakkının kaybedildiği kabul edilir. İş kazası tazminat davalarında zamanaşımı süresi oldukça kritiktir çünkü çalışanların maddi ve manevi tazminat taleplerinde geç kalınması durumunda mağduriyetler yaşanabilir.

İş kazası tazminat davası açma süresi genellikle iş kazasının gerçekleştiği tarihten itibaren başlar ve belirli bir zaman dilimi içerisinde dava açılması gerekir. Bu süre zarfında dava açılmaması durumunda ise, işçinin maddi ve manevi tazminat talep hakkı düşer. Dolayısıyla, iş kazası sonucu zarara uğrayan çalışanların en kısa sürede harekete geçmeleri büyük önem taşır.

Tazminat davası açma süreleri, iş kazasına bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Ancak genel olarak 2 ila 5 yıl arasında bir zaman dilimi olduğunu söyleyebiliriz. Bu nedenle, iş kazası mağduru olan kişilerin, dava açma sürelerini kaçırmamak adına hızlı hareket etmeleri ve bir hukuk uzmanından yardım almaları şarttır.

İş kazası tazminat davası açma süresi, yani zamanaşımı süresi, mağduriyet yaşayan çalışanlar için büyük önem taşımaktadır. Maddi ve manevi tazminat taleplerinde bulunmak isteyen işçilerin bu süreye dikkat etmeleri ve dava açma süresini kaçırmamaları gerekmektedir. Aksi halde, hak kaybına uğramış olacakları ve tazminat alamayacakları unutulmamalıdır.

İş Kazaları Tazminat Davalarında Yetkili Mahkeme

İş kazası tazminat davalarında öncelikle yetkili mahkeme ve yargı merciinin belirlenmesi önemlidir. Bu süreç, iş kazası tazminat davasının hızlı ve etkin bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olacaktır. İş kazası tazminat davalarının görüleceği mahkeme ve yargı mercii, davanın niteliğine göre değişkenlik gösterebilir.

Maddi ve manevi tazminat taleplerinin bulunduğu iş kazası tazminat davalarında genellikle görevli mahkeme olarak Asliye Hukuk Mahkemesi yer almaktadır. Ancak, bazı durumlarda Sulh Hukuk Mahkemesi veya İş Mahkemesi de görevli olabilir. İş kazası tazminat davasının hangi mahkeme tarafından görüleceği, kaza sonucunda meydana gelen zararın miktarı ve davanın içeriğine bağlıdır.

Dava açarken, iş kazası nedeniyle uğranan maddi zararı belirtmek önemlidir. Maddi zararlar arasında kaybedilen gelirler, tedavi masrafları ve kaza sonucu kullanılamayan eşyalar sayılabilir. Bunun yanında, mağdurun yaşadığı acı ve üzüntünün karşılığı olarak manevi tazminat talep edilebilir.

İş kazası tazminat davasında avukat desteği almak, davanın hızlı ve başarılı bir şekilde sonuçlanmasına büyük ölçüde katkı sağlar. Avukat, yetkili mahkemeyi belirleme sürecinde ve tazminat taleplerinin hazırlanmasında etkin rol oynar. Ayrıca, iş kazası tazminat davalarının zamanaşımı sürelerine de dikkat etmek gereklidir. Bu nedenle, dava açarken bu faktörleri göz önünde bulundurarak doğru adımlar atılması kritik öneme sahiptir.

İş Kazası Tazminat Davası Şartları

İş kazası tazminat davası açabilmek için bazı şartların yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu şartlara dikkat etmek, iş kazası sonucu yaşanan mağduriyetin hukuki süreçte telafi edilebilmesi için oldukça önemlidir.

Öncelikle, iş kazasının gerçekleştiği tarihten itibaren işverene bildirim yapılması esastır. İş kazasının meydana geldiği günden itibaren 3 gün içerisinde yazılı olarak işverene ve Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) başvuruda bulunulmalıdır. Bu süre zarfında yapılan başvuru, tazminat davası açma hakkını kullanabilmenin ilk adımıdır.

Ayrıca, iş kazasının meydana gelme sebeplerinin belirlenmesi ve olayın kaza değil de kasıt sonucu oluşmamış olduğunun gösterilmesi önem taşımaktadır. Eksik ya da yanlış bilgilerle açılan tazminat davalarının reddedilme ihtimali yüksektir.

Tazminat talebinde bulunan kişi, uğradığı zararları ispat etmelidir. Hem maddi hem de manevi tazminat talep edilebilirken, bu noktada çeşitli delillere başvurulması gerekmektedir. Örneğin, uğranan maddi zararın boyutunu gösteren belgeler, hastane raporları ve tanık ifadeleri gibi.

İş kazası tazminat davası açabilmek için, tüm bu şartların yanı sıra zamanaşımı süresine dikkat etmek de önemlidir. İş kazasının gerçekleştiği tarihten itibaren 2 yıl içerisinde dava açılması gerekmektedir. Bu sürenin geçmesi durumunda, hak kaybına uğranmış sayılır ve dava açma hakkı elden kaçırılır.

İş kazası tazminat davası şartlarını yerine getirerek yaşanan mağduriyetin hukuki yollarla telafi edilmesini sağlamak mümkündür. Bu nedenle, konuya hakim bir avukattan destek alarak sürecin eksiksiz ve doğru bir şekilde yönetilmesi büyük önem taşımaktadır.

Son Yazılar

Avukata Sor

Son Yazılar

Avukata Sor

Avukata Sor