Makale İçeriği
- İstinaf Nedir?
- İstinaf Mahkemesi Nedir?
- Hangi Sonuçlar İstinaf Edilebilir?
- Hangi Kararlar İstinaf Edilemez?
- Davanın İstinafta Olması Nedir?
- İstinaf Yolu Açık Nedir?
- İstinaf İncelemesi Ne Demektir?
- İstinaf Dilekçesi Nedir ?
- İstinaf Mahkemesi Ne Kadar Sürer?
- İstinaf Mahkemesi Kararından Sonra Ne Yapılır?
- İstinaf Ve Temyiz Farkı Nedir?
- Temyiz Mahkemesi Nedir?
İstinaf Nedir?
İstinaf nedir, ilk derece mahkemesinin kararları hatalı veya eksik olabilir. Bu durumda taraflar kararın yeniden incelenmesini ve hukuka uygunluğunun denetlenmesini talep edebilirler. Hata ve eksikliklerin giderilmesi için kararın kesinleşmesinden önce yasal süresi içinde bir üst derece mahkemeye başvurulması gerekmektedir.
İstinaf, ilk derece mahkemelerinin kararlarına karşı Yargıtay nezdinde temyiz merciidir. Türkiye’de istinaf mahkemeleri 2016 yılında faaliyete geçmiştir. Mahkemenin iş yükü uyuşmazlık sayısına paralel olarak artmıştır. İstinafa nasıl başvurulur soruları 2016 yılından itibaren Türk hukukuna girmiştir yazımızda bunların hepsine yer veriyor olacağız.
İstinaf Mahkemesi Nedir?
İstinaf Mahkemesi, ilk derece mahkemelerinin kararlarını gözden geçiren makamdır. Bir ceza mahkemesinin, aile mahkemesinin, tüketici mahkemesinin vb. kararına karşı temyiz başvurusunda bulunulabilir. İstinaf Mahkemesinin diğer adı Bölge Adliye Mahkemesidir. İdari yargılarda istinaf mahkemesi bölge idare mahkemesidir.
Hemen her ülkede ilk derece mahkemeleri tarafından verilen kararları inceleyen ikinci derece mahkemeler bulunmaktadır. Ülkemizde Bölge Adliye Mahkemeleri kurulana kadar Yargıtay hem içtihat üretiyor hem de hukuka aykırılıkları düzeltiyordu. 2016 yılında istinaf yargılamasının hukukumuza girmesiyle birlikte ilk yargılamasının ardından İstinaf mahkemeleri ikinci derece yargılamaları, temyiz mahkemeleri ise üçüncü derece yargılamaları yapmaktadır.
İstinaf mahkemesinin amacı; hukuk ve ceza mahkemelerinin nihai kararlarına karşı yapılan temyiz başvurularını incelemekle görevlidir. İstinaf mahkemeleri, istinaf başvurusu ile önüne gelen hukuki uyuşmazlığı hem maddi vakıalar yönünden hem de sonucuna hukuka uygunluğunu inceleyerek karara bağlar. Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin hukuk yargılamasındaki görevleri 5235 sayılı Kanun’un 36. maddesinde sayılmıştır.
Hukuk dairelerinin görevleri;
Madde 36- Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin görevleri şunlardır:
- Adlî yargı ilk derece hukuk mahkemelerinden verilen ve net olmayan hüküm ve
kararlara karşı yapılan başvuruları inceleyip karara bağlamak,
- (Mülga: 9/2/2011 – 6110/14 md.)
- Yargı çevresi içerisinde bulunan adlî yargı hukuk mahkemeleri arasındaki
yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek,
- Yargı etrafındaki yetkili adlî yargı ilk derece hukuk mahkemesinin bir davaya
bakmasına fiilî veya hukukî bir engel çıktığı veya iki mahkemenin yargı sınırları kapsamının belirlenmesinde tereddüt edildiği takdirde, o davanın bölge adliye mahkemesi yargı çevresi içerisinde başka bir hukuk mahkemesine nakline veya yetkili mahkemenin tayinine karar vermek,
- Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak.
Bölgedeki Adliye Mahkemeleri Ceza Dairelerinin ceza yargılamasındaki görevleri 5235 sayılı Kanunun 37. maddesinde aşağıdaki şekilde sayılmıştır.
Ceza dairelerinin görevleri
Madde 37- Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin görevleri şunlardır:
- Adlî yargı ilk derece ceza mahkemelerince verilen ve kesin olmayan hüküm ve
kararlara karşı yapılacak başvuruları inceleyip karara bağlamak,
- Yargı çevresi içerisinde bulunan adlî yargı ilk derece ceza mahkemeleri arasındaki
yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek,
- Yargı çevresindeki adlî yargı ceza mahkemeleri hâkimlerinin davayı görmeye hukukî veya fiilî engellerinin çıkması hâlinde, o davanın bölge adliye mahkemesi yargı çevresi içerisinde başka bir adlî yargı ceza mahkemesine nakli hakkında karar vermek,
- Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak.
Hangi Sonuçlar İstinaf Edilebilir?
İlk derece mahkemesi hâkiminin bu konuda herhangi bir yetkisi bulunmamaktadır. Başka bir deyişle, hâkimin ilk derece mahkemesi tarafından verilen bir karara karşı temyize başvurma yetkisi yoktur. Hâkim, istinaf hâkimlerinin verdiği bir kararı temyiz edemez.
* İlk derece mahkemelerinin kişisel statüye ilişkin uyuşmazlıklar hakkındaki tüm nihai kararları istinaf edilebilir.
* Malvarlığına ilişkin davalarda ilk derece mahkemelerinin nihai sonuçlarına karşı aleyhine istinaf yoluya başvurulabilir. Kural olarak, bu tür davalarda mahkemelerinin nihai kararlarına karşılık istinaf yoluya başvurulabilir.
* İstinaf mahkemelerinin görevine giren dava ve işlerle ilgili olarak mahkemelerince verilen son kararlarına karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Diğer kanunlarda temyiz edileceği veya Yargıtay’a başvurulacağı belirtilen kanunlara göre istinaf yoluna başvurulabilir.
Hangi Kararlar İstinaf Edilemez?
İlk derece mahkemesi aracılığı ile verilen kararlar kural olarak istinafa tabidir. Ancak bu kuralın istisnaları vardır. İstisnalar ise:
* Mülkiyet davasına ilişkin mahkemenin istinaf sınırını aşmayan kararları kesindir. Ancak Manevi tazminat davalarında miktar ve değeri ne olursa olsun bu kararlara istinaf yoluna başvurulabilir.
* Özel kanun hükümlerinde, o kanunla ilgili bazı mahkeme kararlarının kesin olduğu, dolayısıyla bu karara istinaf yoluna başvurulamayacağı belirtilmektedir. Bazı özel kanunlara değinecek olursak; tüketici kanunu, sendikalar ve toplu iş sözleşmesi kanunu, esnaf ve küçük sanatkarlar meslek kuruluşları kanunu vb. kanun hükümlerin de yer almaktadır.
* Delil tespiti kararları istinafa dahil değildir.
* Ara kararlar tek başına istinaf edilemez. Ancak ara kararın nihai sonuçla beraber istinaf edilmesi mümkündür. Ara karar, bir hakim tarafından verilebilecek nihai kararla birlikte istinaf edilebilir.
* Adli yardım talebine red durumlarında, bu itiraz üzerine alın karara istinaf edilemez.
* Kesin karar hükmüne istinaf mümkün değildir.
Davanın İstinafta Olması Nedir?
İlk derece mahkemesinin vermiş olduğu nihai karardan sonra mahkemenin istinaf incelemesine geçmesi yaygın bir durumdur. Taraflar, özellikle de aleyhine karar verilen taraf, istinaf incelemesi için kararı bir üst mahkemeye taşıyarak istinaf edebilir. İstinaf incelemesi ancak tarafların bu yönde bir talebi olması halinde mümkündür. Mahkeme kararı bir üst mahkemeye gönderemez. İlk derece mahkemesi tarafından nihai bir karar verilmiş ve taraflardan biri bu karara karşı istinafa başvurmalıdır.
İstinaf Yolu Açık Nedir?
Mahkemelerinin her türlü sonuçlarına karşı istinaf kanun yoluna başvurulamaz. Miktar veya değeri sekiz bin Türk Lirasını geçmeyen mal davalarına ilişkin kararlar verildikleri anda kesindir. Ancak bu miktarı aşan mülkiyet duruşmalarına ilişkin neticeler istinaf edilebilir.
Manevi tazminatı davalarında verilen kararlarda, miktar veya değere bakmaksızın kişi istinafa başvurulabilir.
Ceza yargılamasında ilk derece mahkemelerinin nihai sonuçlarına karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilir. Ancak, hapis cezalandırmasından çevrilen adli para cezaları hariç olmak üzere, kanunla belirlenen parasal sınırı aşmayan mahkûmiyet hükümleri ile beş yüz günü aşmayan adli para cezasını gerektiren beraat hükümlerine karşı istinaf yolu kapalıdır.
İstinaf İncelemesi Ne Demektir?
İstinaf incelemesi, yukarda da ifade ettiğimiz gibi ilk derece mahkemelerince verilen kararların yetkili ve görevli Bölgede ki Adliye Mahkemeleri tarafından hem olay hem de hukuki yönden incelenmesi sürecidir. Yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması halinde inceleme gerçekleştirilir.
Adli yargıda Ceza Mahkemeleri Aracılığıyla verilen kararlar Bölge Adliye Mahkemeleriyle Ceza Dairelerinde istinaf incelemesine tabidir. Hukuk Mahkemeleri aracılığıyla verilen kararlar da Bölge Adliye Ceza Daireleri tarafından incelemeye tabi tutulur.
Bu nedenle istinaf incelemeleri, hukuk ve ceza yargılamaları bakımından aynı incelenir.
Ceza yargılamaları
Ceza yargılamalarında istinaf kanunu için 5271 Sayılı CMK 272-285 maddeleri arasında ele alınmıştır.
Bu sürecin ilk adımı, ilk derece mahkemeleri aracılığı ile verilen kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde istinaf başvurusunda bulunulması ile başlar. Süresi içinde yapılmayan başvurular mahkemelerin kararının kesinleşmesine yol açacaktır. Bunlara nazaran yasal olarak istinaf yoluna gidilemeyen durumlarda vardır;
* Hapis cezasından çevrilen adli para cezaları hariç olarak, karar olarak belirtilen üç bin Türk Lirası dahil adli para cezasına mahkum edilen hükümlere.
* Üst derece sınırı aşmayan mahkûmiyet hükümleri ile beş yüz günü aşmayan adli para cezasını gerektiren beraat hükümlerine,
* Kanuni olarak kesin olan hükümlere
Karşı istinaf yoluna gidilemez. Bunların dışında kalan sonuçlara karşı istinafa başvurulabilir.
Kanun yoluna başvurma hakkı;
Madde 260 – (1) Hâkim ve mahkeme sonuçlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır.
(2) (Değişik: 18/6/2014-6545/73 md.) Ağır ceza mahkemelerinde bulunan Cumhuriyet savcıları, ağır ceza mahkemesinin yargı ortamındaki asliye ceza mahkemelerinin; bölge adliye mahkemesinde bulunan Cumhuriyet savcıları, bölge adliye mahkemelerinin sonuclarına karşı kanun yollarına başvurabilirler.
(3) Cumhuriyet savcısı, sanık lehine olarak da hukuk yollarına başvurabilir.
Avukatın başvurma hakkı;
Madde 261 – (1) Avukat, müdafiliğini veya vekilliğini üstlendiği kişilerin açık arzusuna aykırı olmamak koşuluyla hukuk yoluna başvurabilir.
Yasal temsilcinin ve eşin başvurma hakkı
Madde 262 – (1) Şüpheli veya sanığın yasal temsilcisi ve eşi, şüpheli veya sanığa açık olan süre içinde kendiliklerinden başvurabilirler. Şüphelinin veya sanığın başvurusuna ilişkin hükümler, bunlar tarafından yapılacak başvuru ve onu izleyen işlemler içinde geçerlidir.
Başvurudan vazgeçilmesi ve etkisi
Madde 266 – (1) Kanun yoluna başvurulduktan sonra bundan vazgeçilmesi, mercii tarafından karar verilinceye kadar geçerlidir. Ancak, Cumhuriyet savcısı tarafından sanık lehine yapılan başvurudan onun rızası olmaksızın vazgeçilemez.
(2) Müdafiin veya vekilin başvurudan vazgeçebilmesi, vekâletnamede bu hususta özel yetkili kılınmış olması koşuluna bağlıdır.
(3) 150 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca, kendisine müdafi atanan şüpheli veya sanıklar yararına kanun yoluna başvurulduğunda veya başvurulan kanun yolundan vazgeçildiğinde şüpheli veya sanık ile müdafiin iradesi çelişirse müdafiin iradesi geçerli sayılır.
Bölge Adliye Mahkemesi hem olay hem de hukuki inceleme yapma yetkisine sahiptir. İnceleme neticesinde “esastan red”, “bozma ve ilk derece mahkemesine gönderme”, “davanın tekrar görülmesi ve duruşma hazırlığı işlemlerinin başlatılmasına” karar verebilir.
Usulüne uygun olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine yetkili ve görevli Bölge Adliye Mahkemesi hem vaka incelemesi hem de hukuki inceleme yapmaya yetkilidir. İnceleme sonucunda aşağıdaki kararlardan birinin verilmesi mümkündür:
Esastan red;
Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunun esastan reddine karar verecektir. Bölge Adliye Mahkemesi, kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunup bulunmadığına karar verecektir. Başvurunun bölge adliye mahkemesi tarafından esastan reddedilmesi beklenmektedir.
Düzelterek esastan red;
Bölge Adliye Mahkemesi “düzelterek esastan ret kararı” verecektir. Bazı durumlarda ilk derece mahkemesinin kararı ispat bakımından doğru olup, delillerde veya usulde herhangi bir eksiklik bulunmamaktadır. Ancak bu hukuki eksiklikler kararın bozulmasını gerektirmez .
Bozma ve ilk derece mahkemesine gönderme;
Aşağıdaki koşullardan biri mevcutsa, İstinaf davası kararı bozar ve dosyayı mahkemeye geri gönderir. Başka bir diyişle, duruşma yaparak davayı kendisi çözmez. Dava bir duruşma ile çözülmez, ancak istinafın yapılmasına gerek yoktur.
* Mahkemenin kanuna uygun bir şekilde sonuçlanmış olması.
* Hakimlik görevini yapmaktan azledilmesine rağmen hakimin hükme katılması.
* Hâkim, geçerli şüphe nedeniyle reddi talep edilmiş veya bu talep kanuna aykırı olarak reddedilmiş olsa bile yargılamaya katılması.
* Cumhuriyet savcısı veya duruşmada kanunen olması zorunlu olan gereken diğer kişiler olmadan duruşma yapılması.
* Mahkemenin kanunen yetkisi olmamasına rağmen davaya bakması,
* Duruşmalı olarak verilen kararda açıklık kuralının ihlali.
* Hükmün hukuka aykırı delilerin nezdinde verilmesi.
Davanın yeniden görülmesi ve duruşma hazırlığı işlemlerinin başlatılması
Yukarıda sayılanlar dışındaki durumlarda, İlk Derece Mahkemesi kararın hatalı olduğu kanaatine varırsa, davanın tekrar görülmesine karar verecek ve duruşma hazırlığı prosedürlerini başlatacaktır. Diğer durumlarda, davanın birkez daha görülmesine karar verilecektir.
İstisnalar;
Madde 282 – (1) Duruşma açıldığında aşağıda gösterilen istisnalar dışında bu Kanunun duruşma hazırlığı, duruşma ve karara ilişkin hükümleri uygulanır:
- a) Duruşma, bu Kanunun öngördüğü genel hükümlere göre başladıktan sonra görevlendirilen üyenin inceleme raporu anlatılır.(97)
- b) İlk derece mahkemesinin gerekçeli hükmü anlatılır.(97)
- c) (Değişik: 20/7/2017-7035/17 md.) İlk derece mahkemesinde dinlenilen tanıkların ifadelerini içeren tutanaklar ile keşif tutanakları ve bilirkişi raporu anlatılır.
- d) (Ek: 20/7/2017-7035/17 md.) Bölge adliye mahkemesi duruşma hazırlığı aşamasında toplanan delil ve belgeler, yapılmışsa keşif ve bilirkişi açıklamalarına ilişkin tutanak ve raporlar anlatılır.(97)(98)
- e) Bölge adliye mahkemesi duruşmasında dinlenilmeleri gerekli görülen tanık ve bilirkişiler çağrılır.(97)
- f) (Ek:17/10/2019-7188/28 md.) Sanık, müdafii, katılan ve vekilinin davetiye tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya gelmemesi hâlinde duruşmaya devam edilerek sanığın sorgu tutanakları anlatılmak suretiyle dava yokluklarında bitirilebilir. Ancak, 195 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere, sanık hakkında verilecek ceza, ilk derece mahkemesinin verdiği cezadan daha ağır ise, her hâlde sanığın dinlenmesi gerekir.
Yapılan duruşma sonrasında bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu; esastan reddedilir ve mahkemenin aldığı karar kaldırılarak yeniden hüküm verebilir.
Sanık lehine başvurma hâlinde verilecek hüküm;
Madde 283 – (1) İstinaf yoluna yalnız sanık lehine başvurulmuşsa, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz.
Hukuk Yargılamaları
Hukuk yargılamalarında istinaf kanunu yolu 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun yani HMK 341-361. Maddeleri arasında düzenlenmiştir.
Başvuru süresi;
MADDE 345- (1) İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. İstinaf yoluna başvuru süresine ilişkin kanun hükümleri saklıdır.
Harç ve giderlerin yatırılması;
MADDE 344- (1) İstinaf dilekçesinde verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksiksiz ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir.
Başvurunun icraya etkisi;
MADDE 350- (1) İstinaf yoluna başvurma, kararın icrasını durdurmaz. İcra ve İflas Kanununun icranın geri bırakılmasıyla ilgili 36 ncı maddesi hükmü saklıdır. Nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez.
(2) Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez.
İstinaf Dilekçesi Nedir ?
İstinaf dilekçesinde, mahkemece verilen kararın tebliğinden itibaren yasal süresi içinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere kararı veren ilk mahkemenin sunulan istinaf talepli dilekçeyi ifade eder. İstinaf dilekçesi, bölge adliye mahkemesine istinaf edilmek üzere verilen dilekçedir.
Belirtmek gerekir ki, kararın yüze karşı okunduğu (tefhim edildiği) hallerde, yasal temyiz süresi bu andan itibaren işler. Bu aşamada asıl karar henüz tebliğ edilmemiş olsa dahi mutlaka süre tutum dilekçesi verilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde karar temyiz süresi sonunda kesinleşecektir.
Aşağıda Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine ve Hukuk Dairesine hitaben yazılmış iki dilekçe örneği sunacağız;
Ceza Mahkemesince Verilen Karara Karşı İstinaf Dilekçe Örneği;
…… BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ CEZA DAİRESİNE
…. AĞIR/ASLİYE CEZA MAHKEMESİNE
DOSYA NO : ………………
İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN KATILAN/SANIK : (Bu kısma TC Kimlik Bilgileri, İsim ve Adres yazılmalıdır)
VEKİLİ : ………………………
SANIK/KATILAN: (Bu kısma –varsa- karşı tarafın TC Kimlik Bilgileri, İsim ve Adresi yazılmalıdır) SUÇ : (Bu kısma sanık hakkında hüküm verilen cezaya konu suç yazılmalıdır)
KONU : ……. Ağır/Asliye Ceza Mahkemesi’nin ………tarih, Esas……, Karar…… sayılı dosyasıyla sanık hakkında verilmiş karara ilişkin gerekçeli istinaf dilekçesinin arzıdır.
AÇIKLAMALAR:
……. Asliye/Ağır Ceza Mahkemesi’nin … tarih .. Esas ve … Karar sayılı kararına ilişkin olarak ……. tarihinde vermiş olduğu karar tarafımıza ….. tarihinde tebliğ edilmiştir. Gerekçeli karar incelendiğinde bahse konu kararın aşağıdaki gerekçelerle usul ve yasaya ayır olduğu açıkça görülmektedir:
- (Burada kararın hangi gerekçelerle yasaya aykırı olduğu açıklanacaktır)
- ……
- ………
NETİCE ve TALEP:
Yukarıda gerekçeleri izah edildiği üzere; ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu sonuç usul ve yasaya aykırıdır. Bu sebeple,
* İstinaf başvurumuzun kabulüne,
* Hükmün bozularak dosyanın yeniden incelenmek üzere ilk derece duruşmasına gönderilmesine;
* Eğer hükmün bozulması yerine, davanın Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde incelenerek yeniden görülmesine karar verilirse; mahkemenin hükmü KALDIRILARAK duruşmalı olarak yapılacak istinaf incelemesi neticesinde YENİDEN HÜKÜM KURULARAK müvekkilin beraatine / sanık hakkında daha ağır bir cezaya hükmolunmasına karar verilmesi hususunda,
Gereğini saygılarımızla arz ederiz …./…./……
Katılan Vekili/ Sanık Müdafii
Hukuk Mahkemesince Verilen Kararlara Karşı İstinaf Dilekçe Örneği;
BÖLGE ADLİYE İLK DERECE MAHKEMESİ HUKUK DAİRESİ’NE
………..…. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE
DURUŞMA TALEPLİDİR
DOSYA NO : ……….
İSTİNAF BAŞVURUSUNDA BULUNAN DAVACI : ……… VEKİLİ : ………. ADRES : ……..
DAVALI : …….
VEKİLİ : ………….
ADRES : ………..
KARAR TEBLİĞ TARİHİ: ……….
İSTİNAF TALEBİNİN KONUSU : ……..Hukuk Mahkemesi’nin …/…/… tarih ve …/… E. …../… K. sayılı kararının istinaf incelemesi talebinden ibarettir.
GEREKÇE VE AÇIKLAMALAR: (Bu kısımda usul ve esas ilişkin itiraz sebepleri maddeler hâlinde delillerle ilişkilendirilerek sıralanacaktır.)
- ………..
- ………..
- ……………
NETİCE VE TALEP :
Yukarıda ayrıntıları ile açıklandığı üzere, ……..Hukuk Mahkemesi’nin …/…/… tarih ve …/… E. …../… K. sayılı kararı usul ve yasaya aykırıdır. Bu sebeple,
- ……. Hukuk Mahkemenin …/…/… tarih ve …/… E. …../… K. sayılı kararının istinaf incelemesi sonucunda KALDIRILARAK yeniden yapılacak duruşmalı yargılama neticesinde talebimiz doğrultusunda DAVAMIZIN KABULÜNE karar verilmesinin;
- Ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini,
Bilvekale arz ve talep ederiz. …./…../…..
Davacı Vekili
………….
İstinaf Mahkemesi Ne Kadar Sürer?
İstinaf mahkemelerinde incelenecek dava dosyalarına göre, yoğunluk veya uzunluğuna göre ilgili inceleme süresi değişebilmektedir. Boşanma davalarında temyiz 1 yıla kadar sürmektedir. Velayet ve nafaka ile ilgili konularda temyiz 3 aya kadar sürmektedir. İcra mahkemeleri veya sulh hukuk mahkemelerinin kararlarına aksi temyiz 4-5 ay sürmektedir. İş davalarında ise 6-7 ay sürmektedir.
İstinaf Mahkemesi Kararından Sonra Ne Yapılır?
İtiraz sonrasında karara aksi temyiz yolunun açık olup olmamasına göre farklı düzenlemeler bulunmaktadır. Kararın ilanını veya tebliğini izleyen 15 günlük süre içinde temyiz başvurusunda bulunulabilir. Bu durumda gerekli temyiz şartlarının sağlanması halinde dosya Yargıtay’a gönderilir, aksi halde temyiz talebi reddedilir.
İstinaf Ve Temyiz Farkı Nedir?
Türk yargı sisteminde Yargıtay ve Danıştay temyiz mercileridir. İstinaf mahkemeleri ise Bölgedeki Adliye Mahkemeleri ve Bölge İdare Mahkemeleridir. İstinaf davasının kararına itiraz temyiz ile yapılır. Karar mahkeme tarafından temyiz edilir.
Temyiz ile istinaf arasındaki en önemli fark, kararların olay ve hukuki açıdan incelenmesidir. Temyiz incelemesinde, istinaf mahkemelerince verilen kararların sadece hukuki yönü incelenir. Temyiz mercii olan Yargıtay ise sadece ilgili hükmün olaya doğru uygulanıp uygulanmadığını inceler.
İstinaf Mahkemesi inceleme üzerine yeni bir karar verirken, Temyiz Duruşması ilk derece mahkemesi kararını değerlendirir. Temyiz davası kararı ya onar ya da bozar.
Temyiz Mahkemesi Nedir?
Yargıtay, temel görevi adli yargı alanında temyiz incelemesi yapmak olan bir yüksek mahkemedir. İstinaf Mahkemesinden farklı olarak maddi gerçekleri incelemez, sadece ihtilaf konusu kararın hukuka uygunluğunu denetler. Uygulamada ve halk arasında mahkeme temyiz davası olarak adlandırılır.
Yargıtay Kanunu madde 13’e göre Yargıtayın görevleri:
Madde 13 – Yargıtayın görevleri şunlardır:
- Adliye mahkemelerince verilen ve kanunun başka bir adli yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümleri ilk ve son merci olarak inceleyip sonuca bağlamak,
- Yargıtay Başkan ve üyeleri ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekili ve özel kanunlarında belirtilen kimseler aleyhindeki görevden doğan tazminat davalarına ve bunların kişisel suçlarına ait ceza davalarına ve kanunlarda gösterilen diğer davalara ilk ve son derece mahkemesi olarak bakmak,
- Kanunlarla verilen diğer işleri görmek.
Detaylı bilgi veya tüm dava dosyalarınız için Tuzla Hukuk Bürosu telefon numaramızı arayarak alanında Uzman Tuzla Avukat ekibimiz ile görüşebilirsiniz.
Ceza Avukatı ihtiyacınız için Çelik Hukuk Bürosu ekibimiz ile iletişime geçin.
