Belirsiz Alacak Davası Nedir?

belirsiz alacak davası nedir

Belirsiz alacak davası, alacaklıların, belirli bir tutarı net olarak hesaplayamadığı veya belirleyemediği durumlarda açtığı bir dava türü olarak bilinir. Bu tür davalar genellikle, yapılan bir sözleşmenin şartlarının tam olarak yerine getirilip getirilmediği veya tarafların anlaşmazlıkları nedeniyle ödenmemiş faturaların tahsili gibi durumlarda görülmektedir.

Bu davalarda, alacaklılar, ödeme yapılması gereken miktarın tam olarak ne olduğunu belirleyemedikleri için, öncelikle bu miktarın belirlenmesi için mahkemeye başvururlar.

Belirsiz alacak davasına, Türk Medeni Kanunu’nun 1076. maddesi kapsamında değerlendirilmektedir. Bu maddeye göre, alacaklının, borçlunun ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği durumlarda, borcun ne kadar olduğunu belirleyemediği durumlarda dava açma hakkı vardır. Bu durumda, mahkeme, alacağın miktarını belirlemek için gerekli dikkat göstererek incelemeyi yapar ve tarafların beyanları, belgeleri ve diğer delilleri dikkate alarak alacağın miktarını belirler.

Belirsiz alacak davası, birçok açıdan diğer alacak davalarından farklılık gösterir. Bu tür davalar, öncelikle alacağın miktarının belirlenmesi için açılırken, diğer alacak davaları genellikle belirli bir miktarın tahsili için açılır. Ayrıca, belirsiz alacak davaları, borçlu tarafın ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği durumlarda açılırken, diğer alacak davaları, borçlu tarafın ödeme yükümlülüğüne uymaması nedeniyle açılır.

Belirsiz alacak davaları, genellikle ticari sözleşmelerden kaynaklanan alacakların tahsil edilmesinde kullanılmaktadır. Bu tür davalar, özellikle işletmeler arasında yapılan sözleşmelerde, ödeme miktarının belirlenmesinin zor olduğu veya taraflar arasında anlaşmazlıkların yaşandığı durumlarda sıkça görülmektedir.

Belirsiz Alacak Davası Şartları

Belirsiz alacak davası açılması isteyen bir alacaklının, dava konusu miktar ve değeri kesin olarak belirlenememesi ya da bunun objektif olarak imkansız olması gerekmektedir. Miktar yada değer biliniyorsa, belirsiz alacak davasına açılamaz.

Ancak, karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın değeri veya miktarı kesin ve tam olarak belirlenebilir hale geldiğinde, alacaklı dava başlangıcındaki talebini artırabilir. Aksi takdirde, dava talep sonucu belirtilen değer veya miktar üzerinden görülür ve karara bağlanır.

Belirsiz alacak davasında dikkate alınması gereken şartlar şunlardır:

* Dava açıldığı tarihte alacağın miktar ya da değerinin kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olmadığıdır.

* Dava konusu hususu ya da değer, objektif olarak belirlenmesi imkansız olmalıdır.

* Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değeri tam ve kesin olarak belirlenebilir olmalıdır.

* Belirsiz alacak davası, usul ekonomisi ve hak arama özgürlüğüne hizmet etmektedir. En önemli avantajı, yüksek yargılama giderlerini engellemesi ve alacağın zamanaşımına uğramasını önlemesidir.

Belirsiz alacak davası açarken, belirtilen miktar veya değerinin en az seviyede belirtilmeli ve davacının talep sonucu belirlemek üzere geçici bir talep olarak ileri sürülmelidir. Karşı tarafın verdiği bilgiye dayanarak alacağın kesin olarak belirlenebilmesi durumunda, talep arttırılabilir. Ayrıca, alacağı fazlaya ilişkin olarak eda davası yanında tespit davası da açılabilir.

Belirsiz Alacak Davasında Zamanaşımı; Belirsiz alacak davalarında dava açılması, zamanaşımının kesilmesi açısından önemli bir etki yaratmaktadır.

Davacının belirsiz alacak davası açılması durumunda, açılabilmesi için zaman aşımı kesilir.

Belirsiz alacak davalarının temel amacı; yüksek yargılama masraflarından kaçınmak, yanlış veya eksik talepte bulunma riskini ortadan kaldırmak ve davalının muvafakatine gerek olmadan talebin artırılabilmesini sağlamaktır. Ayrıca, gereksiz avans ve harç ödemelerinden kaçınılabilir ve davayla ilgili zamanaşımı kesilir. Davacı, talep sonucunu artırarak faiz talep edebilir ve faizin dava tarihinden itibaren hesaplanması sağlanabilir.

Belirsiz alacak davalarında faizin ilk tarihi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesi uyarınca, alacaklı tarafından alacağın kesin ve tam olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı ya da beklenemeyeceği durumlarda, hukuki ilişkiyi ve minimum bir alacak miktar ya da değeri belirtmek suretiyle açılan davada davanın kısmi açıldığı tarihtir. Ancak davalı, dava açılmadan önce temerrüde düşmüşse faizin başlama tarihi temerrüt zamanıdır. İş mahkemelerindeki kıdem tazminatı davalarında ise faizin başlangıç zamanı işten çıkma tarihidir.

Belirsiz Alacak Davası Faiz Başlangıcı

HMK madde 107’de belirtildiği üzere; “Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası türünde açabilir.” hükmünü geçerlidir.

Belirsiz alacak davası, alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak bilinmesi mümkün olmayan durumlarda açılır. Bu tür davaların amacı, yargılama giderlerinden kaçınmak, yanlış veya aşırı taleplerde bulunma riskini azaltmak, talebin davalının muvafakatine bağlı olmadan artırılmasına imkan tanımak, gereksiz harç ve avans ödemelerinden kaçınmak ve zamanaşımının kesilmesini sağlamaktır.

Ancak, dava açmadan önce borçlu tarafından temerrüde düşürülmüşse, faiz başlangıç zamanı temerrüt tarihidir. Örneğin, iş mahkemelerinde görülen kıdem tazminatı davalarında, faiz tarihi işten çıkış tarihine denk gelir. Bu nedenle, belirsiz alacak davalarında faiz başlangıç tarihi, alacağın tam ve kesin miktarının ileride belirleneceği tarih değil, dava açılmadan önceki temerrüt tarihi veya talep konusu ile ilgili özel durumlara bağlı olarak değişebilir.

Detaylı bilgi veya tüm dava dosyalarınız için davanın Tuzla Hukuk Bürosu ekibimizi arayarak alanında Uzman Tuzla Avukat ekibimiz ile görüşebilirsiniz. Alacak Davası Avukatı ihtiyacınız için ekibimiz ile iletişime geçin.

Son Yazılar

Avukata Sor

Son Yazılar

Avukata Sor

Avukata Sor