Deprem Sonrası Yıkılan Binalarda Müteahhidin Cezai Sorumluluğu

Depremlerde birçok bina ya ağır hasar görür ya da daha kötüsü yıkılır. Aynı bölgede sadece bazı binaların hasar görmüş olması, söz konusu binaların yapımında/inşaat sürecinde bir takım sorunlar olduğuna karine teşkil edecektir. Böyle bir durumda kusurlu müteahhitten zararların tazmin edilmesinin istenebileceği açıktır.

Kullanılan malzemelerin uygunsuz olması, statiğin hesaplanmamış olması, plan ve projenin plana uygun çizilmemiş olması gerekir. Kısacası müteahhidin bir kusuru olmalıdır. Bu ayıbın ortaya çıkmasından sonra ayıba karşı tekeffül sorumluluğu doğar.

Kusurlara karşı tekeffül sorumluluğunun doğması için tamamlanan işin teslim edilmesi gerekir. Teslim, yüklenicinin sözleşmeye göre tamamladığı işi, iş sahibinin emrine sunması anlamına gelir. Teslimle birlikte iş sahibinin bildirim ve denetim yükümlülüğü başlar. İş sahibi işi denetlemeli ve eksiklikleri müteahhide bildirmelidir.

Arsa sahiplerinin seçimlik hakları TBK’nın 475. Maddesi kapsamında ortaya çıkmaktadır. Hükme göre arsa sahiplerinin 3 seçimlik hakkı bulunmaktadır. Eğer binada bariz bir ayıp yoksa ve ayıp deprem anında ortaya çıkmışsa, bu durumda arsa sahiplerinin yapacağı ilk şey müteahhide bildirimde bulunmaktır.

* Kusurun giderilmesini isteme; Deprem sonrasında ortaya çıkan ayıp giderilebilecek türden ise, arsa sahipleri bu ayıbın giderilmesini müteahhitten talep edebileceklerdir. Ancak, ayıbın giderilmesi aşırı bir maliyet gerektiriyorsa (binanın yeniden inşası gibi), arsa sahiplerinin ayıbın giderilmesini talep etme hakkı olmayacaktır.

* Bedel iadesi; Arsa sahipleri, kusur nedeniyle müteahhide ödenen bedelin belirli bir yüzdesini talep edebilir. Arsa sahipleri ayrıca bu dairenin maliyetinin veya kusurları gidermek için yaptığı masrafların iadesini de talep edebilir. Arsa sahipleri için bir diğer alternatif ise ödedikleri daire bedelinin iade edilmesidir.

* Sözleşmeden dönme; Deprem, müteahhidin işinde esaslı bir kusura neden olmuşsa, arsa sahibi sözleşmenin feshini talep edebilir. Kusur tamamen yükleniciye ait ise arsa sahibi ödediği bedelin (veya verilen arsa payının) iadesini alacaktır.

Arazi sahipleri de uğradıkları zararlar için tazminat talep edebilirler. Örneğin, bir sözleşmeden cayan bir arazi sahibi, arabasının garajın çökmesi nedeniyle altında kalması sebebiyle oluşan zararı talep edebilir. Arsa sahipleri ayrıca garajlarında meydana gelen göçüklerin neden olduğu zararlar için de tazminat talep edebilirler.

Müteahhitlerin sorumluluğu, inşaatın arsa sahibine tesliminden itibaren 5 yıl, ağır kusur olması halinde ise 20 yıl süreyle geçerlidir. Arsa sahipleri bu sürelerin dolmasından sonra müteahhitlerden herhangi bir hak talep edemeyeceklerdir.

Deprem Sonrası Hasar Gören Binalarda Müteahhidin hukuki ve cezai sorumluluğu Nedir?

Müteahhitler, gerekli özeni göstermemelerinden ve ruhsata aykırı yapı inşa etmelerinden kaynaklanan zararlardan sorumludur. Temel bir kural olarak, müteahhitler gerekli özeni göstermemelerinden kaynaklanan zararlardan sorumludurlar.

‘’Binanın yapımında kullanması gerekenden daha az kalitedeki betonu kullanarak depremde binanın çökmesine sebep olan müteahhit, bilinçli taksirle ölüme sebep olmaktan sorumludur.’’

Yargıtay 12. Ceza Dairesi

Müteahhitler, kolon ve kirişlerin bağlantısındaki sorunlar, eksik etriye demirler, düşük beton kalitesi, yıkanmamış deniz kumu kullanımı, çok kısa kolonlar veya ucuz işçilikten kaynaklanan tüm hasarlardan sorumlu olacaktır. Bu bağlamda, müteahhitler tüm zararlardan sorumlu olacaklardır.

Eğer bir bina sayılanlara benzer nedenlerle depremde hasar görürse, müteahhit bu hasardan sorumludur. Ancak bu kusurlar teslim anında arsa sahibi tarafından görülebiliyorsa (kısa kolonlar gibi) müteahhitlerin sorumluluğu daha dar yorumlanabilecektir. Arsa sahibi o haliyle inşaatı kabul ettiğinden dolayı müteahhidin sorumluluğu daralmaktadır. Fakat görülmeyen, gizli kusurlardan teslimden sonra dahi müteahhit sorumludur.

Müteahhit , yükümlülüklerini yerine getirdiği ölçüde hasardan sorumlu olmayacaktır. Çok şiddetli depremlerde müteahhitler gerekli özeni gösterseler dahi hasar meydana gelebilir. Ayrıca müteahhitlerin depremden kaynaklanan tüm zararlardan sorumlu olması düşünülemez.

Binayı inşa eden müteahhit tarafından eksiksiz ve usulüne uygun olarak yapılan bina deprem nedeniyle yıkılırsa, illiyet bağının kesilmesi nedeniyle müteahhit sorumlu tutulamayacaktır. Müteahhidin cezai sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için, binayı inşa ederken gerekli özeni göstermemesi ve binayı kurallara ve yönetmeliklere uygun olarak inşa etmemesi gerekmektedir.

Bina uygun şekilde inşa edilmeseydi asla meydana gelmeyecek bir ölüm veya yaralanma meydana gelirse, müteahhit taksirle öldürme ve yaralamadan sorumlu olacaktır. Örneğin, yapı denetim şirketi gittikten sonra müteahhit demiri yarıya indirirse, can ve mal kaybı durumunda cezai ve hukuki olarak sorumlu olacaktır.

Taksirle öldürme suçu,

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85. maddesinde düzenlenmiştir:

Madde 85-

(1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

Taksirle yaralama suçu ise aynı kanunun 89. maddesinde düzenlenmiştir:

Madde 89-

(1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.”

Depremden sonra binanın yıkılması durumunda zamanaşımı süresinin yıkım tarihinden itibaren başlayacağı unutulmamalıdır. Bunun nedeni, neticesi fiilden ayrılabilen suçların, fiilin değil neticenin gerçekleşmesiyle işlemeye başlamasıdır.

Konu ile ilgili emsal kararlara; ‘’12. Ceza Dairesi 2020/332 esas 2020/2497 karar sayılı kararı, 2018/8545 esas 2019/3577 karar sayılı karar, 2014/8620 esas 2014/16069 karar sayılı karar.’’

Deprem gibi doğal afetler sonucunda birçok kişi geri dönüşü olmayan zararlara uğramaktadır. Bu zararların tazmini ve kişilerin yasal haklarının korunması için konusunda uzman ve güvenilir bir avukat ya da hukuk danışmanı ile çalışmak gerekir. Ayrıca yasal haklarınızı da korumak gerekir. Detaylı bilgi veya tüm dava dosyalarınız için Tuzla Hukuk Bürosu telefonumuzu arayarak alanında Uzman Tuzla avukat ekibimiz ile görüşebilirsiniz.

Son Yazılar

Avukata Sor

Son Yazılar

Avukata Sor

Avukata Sor