İcra, Alacak Tahsilatı Ve İhtiyati Haciz Avukatı

İstanbul’da yer alan Çelik Hukuk Bürosu, İstanbul’da faaliyet gösteren icra avukatı olarak müvekkillerimize alacak tahsilatı, ihtiyati haciz, satış ve takip gibi konularında hizmet vermektedir.

İstanbul’da İcra avukatı; icra takibi hazırlama ve takibi, haciz işlemleri, karşılıksız çek senet tahsili, tasarrufun iptali, menfi tespit ve istirdat davalarının açılması ve takibi, borca ve takibe itiraz işlemlerinin yapılması, iflas ve iflasın ertelenmesi davaları, yedieminliği suistimal davalarının açılması ve takibi, itirazın iptali veya kaldırılması davalarının hazırlanması ve takibi konularında şahsi ve kurumsal müşterilerimize avukatlık ve danışmanlık hizmeti sunmaktadır.

İstanbul icra avukatı olarak, uzmanlık alanı olan icra hukuku ve davaları konusunda edindikleri deneyim ve bilgiler doğrultusunda müvekkillerine en etkili sonuçları sağlamak için hukuki destek sunmaktadır. Ticari hayatta, ticari işlemlerden kaynaklanan alacakların tahsil edilmesi yanı sıra şirketlerin ekonomik zorluklarla karşılaşarak konkordato veya iflas gibi hukuksal süreçlere başvurması sıkça rastlanan hukuki konular arasındadır.

Hukuk büromuz, hukuki takiplerin gerçekleştirilmesi, takipler sonucunda tahsilatların yapılması ve ekonomik sıkıntı içinde olan şirketlere hukuki destek verilmesi gibi alanlarda aktif olarak faaliyet göstermektedir.

İstanbul’daki icra avukatı olarak, 20 yıllık tecrübe ve bilgi sayesinde icra hukuku ve icra davaları konularında müvekkillerine hukuki destek sağlamaktadır. Ticari yaşamın içerisinde, şirketlerin konkordato ya da iflas gibi hukuksal müesseselere başvurması gibi konuların yanı sıra ticari işlemlerden kaynaklanan alacakların tahsili de önemli hukuki konulardır.

Hukuk büromuz, bu alanlarda aktif olarak faaliyet göstererek hukuki takiplerin gerçekleştirilmesi, tahsilatların yapılması ve ekonomik sıkıntı içinde olan şirketlere hukuki destek sağlama gibi konularda müvekkillerine en etkili sonuçları sunmaktadır.

İhtiyati Haciz Davası Hakkında Bilgi

İhtiyati haciz davası, borçlu tarafından malların alacaklıdan kaçırılması riskine karşı alınan bir önlemdir. Bu tedbir, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 257. ve sonrası maddelerinde düzenlenmiştir. Ödeme emri gönderilerek icra takibi başlatıldığında, kötü niyetli borçluların mal kaçırma gibi hileli yollarına başvurabileceği durumlar söz konusu olabilir.

Bu nedenle, kambiyo senetleri (çek, senet), fatura veya sözleşme gibi belgelere bağlı olan alacaklılar, kötü niyetli borçlulara karşı ihtiyati haciz davası açarak bu duruma önlem alabilirler. İhtiyati haciz davası sadece vadesi gelmiş borçlar için değil, aynı zamanda vadesi gelmemiş borçlar için de istenebilir.

Vadesi Gelmiş Borçlarda İhtiyati Haciz Yöntemi

Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, ihtiyati haciz yöntemini kullanarak borçlu tarafından sahip olunan taşınır ve taşınmaz mallara ya da üçüncü kişi ile olan alacaklara el koyabilir. Alacaklıların, vadesi gelmiş bir alacak için ihtiyati haciz talep etmesi genel bir kuraldır. Çeklerde vade belirtilmediğinden dolayı çeki ibraz eden banka, karşılığı bulunmadığında ihtiyati haciz talebinde bulunabilir.

Senetlerde ise vadenin geldiği tarihte ihtiyati haciz uygulanabilir. Eğer alacağın kaynağı sözleşme ise ve borcun ödeme tarihi belirlenmişse, bu tarih geçtiğinde diğer şartlar sağlandığı takdirde ihtiyati haciz talep edilebilir. Banka kredilerinde hesap kesimi gerçekleştirilerek kredi muaccel hale getirilir ve bu durumda da ihtiyati haciz uygulanabilir.

Vadesi Henüz Gelmemiş Borçlar İçin Alınacak İhtiyati Haciz Kararı

Bir borcun henüz vadesi gelmemiş olsa bile, belirli durumlarda ihtiyati haciz kararı alınabilir. Bu durumlar şu şekildedir:

– Borçlunun yerleşim yeri belli değilse,

– Borçlu, taahhütlerinden kurtulmak için mallarını gizlemeye veya kaçırmaya çalışırsa ya da kendisi kaçmaya hazırlanır veya kaçarsa,

– Borçlu, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa.

Yukarıda belirtilen herhangi bir durum söz konusu olduğunda alınan ihtiyati haciz kararı, henüz muaccel olmayan borcu muaccel hale getirir. Muacceliyet sadece borçlu tarafından değil, kefil ve garantörler tarafından da kabul edilir.

İstirdat Davası Hakkında Bilgiler

İstirdat davası açmak için öncelikle geri verilmesi talep edilen paranın icra takibi sırasında ödenmiş olması gerekmektedir. Borçlu, ödeme emrine itiraz etmemiş ya da itirazı kesinleşmiş olduğu için cebri icra tehdidi altında bu parayı ödemek zorunda kalmış olmalıdır.

İstirdat davasının ikinci şartı ise, maddi hukuk bakımından borçlu olunmayan bir para için cebri icra tehdidi altında ödeme yapmış olmaktır. Burada davacı (borçlu), yalnızca borçlu olmadığı bir parayı ödediğini ispatlamakla yükümlüdür ve bu parayı hataen ödediğini ispat etmek zorunda değildir.

Önemle belirtmek gerekir ki, istirdat davası 1 yıl içinde açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olduğundan, taraflarca ileri sürülmemiş olsa bile mahkeme tarafından göz önünde bulundurulur.

Sonuç olarak, mahkemenin istirdat davası açma süresinin geçmesi nedeniyle reddetme kararı verebileceği unutulmamalıdır.

İflas Yoluyla Takip

Bir borçlunun iflas etmesi durumunda, mahkeme tarafından verilen kararla alacaklıların alacaklarını tahsil edebilmelerini sağlamak için tüm mal varlığı ve hakları icra yoluyla paraya çevrilebilir. Bu takip yöntemi iflas yoluyla takip olarak adlandırılır.

Türk Ticaret Kanunu’na göre, tacir sayılan kişiler veya tacirlere tabi olanlar ile özel kanunlara göre tacir olmayan ancak iflasa tabi tutuldukları bildirilen gerçek ve tüzel kişiler hakkında iflas yoluyla takip yapılabilir.

İcra ve İflas Kanunu’nda üç farklı iflas yoluyla takip türü bulunmaktadır: İflas yoluyla adi takip, kambiyo senetlerine dayalı iflas yoluyla takip ve doğrudan doğruya iflastır.

Türkiye’de iflas, genellikle gönüllü işletme tasfiyesi ya da alacak takibi yöntemi olarak kullanılmaz. Bunun nedeni, uygun bir ortamın oluşmaması, kamu alacaklarına öncelik verilmesi ve iflas açıklayanların hukuki ve cezai yaptırım riskinin yüksek olmasıdır.

Ofisimiz, Türkiye’deki az kullanılan iflas konularında hizmet sunmanın yanı sıra daha yaygın olan bir sistem olan iflas erteleme konusunda da hizmet vermektedir. Bu sistem, yeniden yapılandırma ve konkordato işlemlerini bir arada içermektedir.

İstanbul İcra Avukatı, borçların finansman ve işletme modellerinin yeniden yapılandırılması konularında şirketlere hizmet sunarken, yersiz olarak uygulanan iflas erteleme işlemleriyle ilgili olarak alacaklıların hukuki yollarını kullanmaları için temsil ve danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Büromuzun sunduğu icra ve iflas hukuku ile ilgili diğer hizmetler şunlardır:

İstanbul’daki İcra Avukatı olarak, geniş hizmet yelpazesi sunmaktayız. Bu kapsamda verdiğimiz hizmetler şunlardır:

– Tüm icra takiplerinin hazırlanması ve takibi,

– Haciz işlemleri,

– Karşılıksız çek dava açma ve takip işlemleri,

– İflas hukuku işlemleri,

– İflasın ertelenmesi davalarının hazırlanması ve takibi,

– Menfi tespit ve istirdat davalarının hazırlanması ve takibi,

– Yedieminliği suistimal davalarının açılması,

– Borca ve takibe itiraz işlemlerinin yapılması,

– İtirazın kaldırılması davalarının hazırlanması ve takibi.

Çelik hukuk bürosu olarak, Tuzla icra avukatları hizmetleri için müvekkillerimiz Tuzla avukat telefon numaraları ile bize ulaşın.

Son Yazılar

Avukata Sor

Son Yazılar

Avukata Sor

Avukata Sor